Diyarbakırlı kadınlar: Dünyada eşi benzeri olmayan bir tecritle karşı karşıyayız

  • 09:17 9 Ekim 2018
  • Güncel

 

DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin dünyada eşi benzeri olmadığına dikkat çeken kadınlar, “Tecride karşı herkesin tek ses olması gerekir" dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 9 Ekim 1998 tarihinde Suriye'den çıkarılması 20’nci yılına girerken, Diyarbakırlı kadınlar İmralı’da uygulanan tecride dikkat çekti. İffet Muhtaş, bu durumun dünyada eşine rastlanılmayan bir işkenceye dönüştürüldüğünü ifade etti. Tecridin insanlık suçu olduğunu vurgulayan İffet, tecride karşı herkesin tek ses olması gerektiğini kaydetti. 
 
İffet, 9 Ekim ile başlayan süreci şöyle anlattı: “9 Ekim gerçekten de sözlerle anlatılamayacak kadar dehşet ve kara bir gündü. O günü anlatabilecek ne söz ne de kelime bulabilirim. Çok ama çok üzülmüştük ve büyük bir korku yaşıyorduk. Önderimizin üzerinde geliştirilen komplonun üzüntüsü ve öfkesi kıyafetlerimize yansıdı. Kadınlar siyah kıyafetler giyinip sokaklara çıkıp komployu protesto ediyorlardı. Siyah kıyafet bu topraklarda komplonun sembolü oldu.”
 
‘İmralı tecridi dünyanın ayıbı’
 
Methiye Çakmak da, uluslararası komplonun bugün tecritle devam ettiğini vurgulayarak, “Uluslararası komplo ve tecrit derhal sonlandırılmalı” diye belirtti. İmralı tecridini ve komployu “dünyanın ayıbı” olarak niteleyen Methiye, “Önderimiz özgür olmadan dünya özgürlüğünden bahsedemeyiz” dedi. 
 
‘Tecrit barışa gölge düşürüyor’
 
Türkiye ve Ortadoğu’da barışın sağlanması için tecridin derhal sonlandırılması gerektiğini belirten Hatice Öner, şöyle dedi: “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan özgürleşmeden, özgürlüklerden ve barıştan bahsedemeyiz. Tecrit ve komplo barışa gölge düşürüyor. Bu politikalardan vazgeçilmeli. Barışın tesisi için Abdullah Öcalan’ın derhal özgürlüğü sağlanmalıdır.”