Yüzde 86 engelli hasta tutsağın durumu ağırlaşıyor: Aile CPT’ye başvuracak

  • 09:03 12 Ekim 2018
  • Güncel

 

DİYARBAKIR - Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve yüzde 86 engelli raporuna rağmen tahliye edilmeyen ağır hasta tutsak Mevlüde Başdaş'ın oğlu Metin Başdaş, sağlık sorunları günden güne ağırlaşan annesinin hayatından endişe ettiklerini belirterek, CPT'ye başvuracaklarını söyledi.  
 
İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta tutsak listesinde yer alan ve yüzde 86 engelli raporu bulunan Barış Annesi Mevlüde Başdaş'ın durumu her geçen gün ağırlaşıyor. En son geçtiğimiz Cuma günü annesiyle telefon görüşü yapan Metin Başdaş, annesinin durumunun kötüye gittiğini vurgulayarak, Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) başvuracağını belirtti. 
 
Kalp, şeker, böbrek ve tansiyon gibi birçok hastalığı olan annesinin ayrıca cezaevinde astım hastalığına da yakalandığını ifade eden Metin, annesine Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden yüzde 86 engelli raporu verildiğini hatırlatarak, derhal tahliye edilmesini istedi. 
 
' Hayatından endişe ediyoruz'
 
Mevlüde'nin çok ciddi sağlık sorunları olmasına rağmen cezaevinde rehin tutulmaya devam edildiğini aktaran Metin, annesinin hayatından endişe ettiklerinin altını çizdi. Annesinin biran önce tahliye edilmesini isteyen Metin, cezaevi yönetiminin hasta tutsakların sağlık sorunlarıyla ilgilenmediğini ifade etti. Metin, “Annemin hastalığı ilerlemiş durumda. Bu durumdaki birinin cezaevinde kalması uygun değildir. Annem daha önce böbrek nakli olmuştu. Ayrıca şeker ve tansiyon hastası. Yine cezaevinde geçirdiği süre içinde astım hastalığına yakalandı. 2 ayda bir hastaneye giderek gerekli kontrollerinin yapılması gerekiyor. Annem anjiyo olmuştu. Diyabet hastası olduğu için bir gözü görme yetisini kaybetti, diğer gözünü ise kaybetme riski var. Annemin okur yazarlığı olmadığı için tüm ilaçları ile özel olarak bizler ilgileniyorduk. Şuan cezaevinde oluşu bizleri sağlığı konusunda endişelendiriyor. Annemin sağlık sorunlarına cezaevi duyarsız kalıyor" diye konuştu.
 
'Bir rapor diğerini tutmuyor'
En son geçtiğimiz Mayıs ayında annesinin görüşüne gittiğini ve kendisine Adli Tıp Kurumu'na (ATK) götürüldüğünü aktardığını belirten Metin, şöyle dedi: "En son ki görüş ziyaretinden bu yana 5 ay geçti. Ama Adli Tıp Kurumu raporu geçtiğimiz günlerde verildi. Raporda ise annemin cezaevinde kalabileceği yazıyor. Raporu veren doktorlar da biliyor ki annem cezaevinde kalamaz. Bir hasta tutsağın ve özellikle bu hasta tutsak yaşlıysa tedavi edilmeden nasıl cezaevinde kalabilir. Annem daha önce de rapor almıştı ve doktorlar yüzde 86 ‘cezaevine de kalamaz’ raporu vermişti. Peki bu ne çelişki?" diye sordu.
 
 'CPT'ye başvurmaya hazırlanıyorum'
 
Türkiye'de hasta tutsakların durumunun kötüye gittiğini vurgulayan Metin, son dönemlerde cezaevlerinde yaşanan ölümlere dikkat çekti. Bu durumun kendilerini daha da kaygılandırdığını belirten Metin, Türkiye’deki hukuk sisteminden bir beklentilerinin kalmadığını söyledi. Metin, "Annemin bugün ya da yarın cezaevinde yaşamını yitireceğini onlarda biliyor. Cezaevi yönetiminin annemi hastaneye götürmesi, ilacını vermesi bile iyi niyet çerçevesinde değil. Annemi formaliteden hastaneye götürmüş gibi yapıp hiç bir tetkik ve muayene yapılmadan cezaevine geri getiriliyor. Biz her yere başvuruda bulunacağız. Şuan Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) başvurmaya hazırlanıyorum” dedi.    
 
'Hak, hukuk, hipokrat yemini nerede?'
 
Dayatılan hak ihlallerinin derhal sonlandırılması çağrısında bulunan Metin, “Hakim, savcı ve doktorlara söylüyorum; unutmasınlar ne yaparsanız o başınıza gelecek. Onlar bu göreve başlarken söz vererek başladılar bunu da asla unutmasınlar. Hak, hukuk, hipokrat yemini nerede? Eğer adaletli değilsen ve adaleti getirmiyorsan o yerde de oturma. Gözünüzün önünde bir insan ölüyor nasıl böyle vicdansız oluyorsunuz" diye sordu.