HDP’li vekiller: Operasyonlar ne kadar korktuklarının göstergesi

  • 09:05 13 Ekim 2018
  • Güncel

 

İSTANBUL - Biat etmeyenlere yönelik bir gözaltı ve tutuklama operasyonunun olduğunu belirten HDP’li vekiller, operasyonun aynı zamanda kadın mücadelesine yönelik bir müdahale anlamına geldiğini kaydetti. Vekiller, “Kadınlara bu kadar yönelmeleri aslında kadınlardan ne kadar korktuklarının bir göstergesidir” dedi.
 
Diyarbakır merkezli 9 ilde yürütülen operasyon kapsamında 200 civarında adrese eş zamanlı olarak yapılan baskınlarda hakkında arama ve yakalama kararı bulunan 151 gazeteci ve siyasetçiden 141'i gözaltına alındı. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan 23 kişi ilk gün serbest bırakıldı. Önceki gün adliye sevk edilen 24 kişiden 11’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, gazeteci Kibriye Evren’in de aralarında bulunduğu 13 kişi ise “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.
 
Dün adliyeye sevk edilen gazeteci ve siyasetçiden 25'i tutuklanırken 115 kişi serbest bırakıldı. Kamuoyunun en çok tartıştığı gündemlerden biri olan operasyon, gözaltı ve tutuklamalar, başta basın örgütleri ve siyasetçiler olmak üzere birçok çevrenin tepkisine neden oldu. 
 
‘Aynı kararlılıkla devam edeceğiz’
 
Bir kez daha partilerine yönelik büyük bir saldırıyla karşı karşıya olduklarını belirten Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, ev baskınlarında yaşanan şiddetin boyutuna dikkat çekerek, “Özellikle kapıların koçbaşlarıyla kırılması, çocuklara ve ev halkına yönelik silahlı bir şekilde müdahale edilmesi, işkenceli gözaltına alınması başlıca insan hakları ihlallerini oluşturuyor” dedi. 
 
Operasyonların HDP’yi kriminalize etme çabası taşıdığını ifade eden Serpil, bunun aynı zamanda bir sindirme politikası olduğunu söyledi. Serpil, bu politikanın 2015’ten beri sürdürüldüğünü vurgulayarak, “Önümüzde bir de yerel seçim gündemi var. Erdoğan kendi ağzıyla şunu söyledi; ‘Orada tekrar kayyım atarız.’ Özellikle Kürt illerinde yerel seçimi kaybettiğini peşinen kabul eden, dolayısıyla da HDP’nin demokratik siyaset politikasını kriminalize etme çabasıyla halkın iradesini gasp etmenin zemini hazırlanmaya çalışılıyor. Halkı korkutmak, sindirmek istiyor fakat bunda da başarılı olamayacak. Bu aslında bizim, çocukların, halkların geleceğini bugünden savunma mücadelesidir. Bunu HDP bugüne kadar güçlü bir şekilde yerine getirdi. Bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. 
 
‘Operasyonun savcısı Erdoğan’ın kendisidir’
 
HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz ise, yapılan operasyona ilişkin olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu son 3 yılı değerlendirmek gerektiğini söyledi. Saliha, “Son 3 yıldır aslında her türlü baskı, zulüm, yönelim var. Bu yönelimlerin hedefinde kadınlar, gazeteciler, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri, sendikacılar var” diye konuştu. 
 
Operasyonun biat etmeyen herkese yönelik olduğunu dile getiren Saliha, şöyle dedi: “Dolayısıyla bu operasyonun aslında direkt savcısı, göstereni Erdoğan’ın kendisidir. Bu yolun Türkiye’nin demokrasisi için bir yol olmadığını, tam da faşizmin, diktatörlüğün yolu olduğunu söyleyen herkese yönelik çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalar, direktif ve talimat olarak algılanıyor. Hakim, savcı ve kolluk tarafından, onun konuşmaları üzerinden gözaltılar, tutuklamalar gerçekleştiriliyor.” 
 
‘Bu kadar yönelim kadınlardan korktuğunun göstergesi’
 
Gözaltına alınanların yarısının kadın olduğunu hatırlatan Saliha,  bu durumun aynı zamanda kadın mücadelesine yönelik bir müdahale anlamına geldiğini söyledi. Saliha, “Toplumsallaşmanın, siyasetin, ekonominin, ekolojinin, eğitimin, sağlığın toplumsallaşmasının öncüsü olan kadınlara bu kadar yönelmesi aslında kadınlardan ne kadar korktuğunun bir göstergesidir. Kadınlar mücadelelerinden asla vazgeçmeyecekler. Kadınlar kazanımlarından asla vazgeçmeyecekler. Kadınlar demokrasi ve özgürlükleri için mücadelelerini her şekilde, her aşamada devam ettirecekler” ifadelerini kullandı. 
 
‘Kayyımlar halk nezdinde kabul görmedi’
 
Gazetecilere ve siyasetçilere yönelik operasyonun bir nedeninin de yerel seçimler olduğuna işaret eden Saliha, son 3 yılda yaşananlardan biri olan DBP’li belediyelere atanan kayyımlara değindi. Saliha, kayyımların halk nezdinde kabul görmediğini ifade ederek, “Kayyımlardan sonra özellikle demokrasi, kadın, özgürlük, gençlik alanında, toplumsal alanda bütün çalışmaların aslında durdurulması, kapatılması, bu insanların gözaltına alınması önümüzdeki süreçte AKP’nin Kürdistan’da oy alamayacağını, kayyımların yaptığı hiçbir çalışmanın kabul görmediğinin farkındalar.  Özellikle Kürdistan’da yerel yönetimler boyutunda kazanamayacağını, halkın vereceği meşruiyetini alamayacağını bildiği için bunun üzerinden baskılama yürütmektedir” dedi. 
 
‘HDP halkın umudu olmaya devam edecek’
 
Halkla buluştukları toplantılardan söz eden Saliha, “Bin kere de kayyım atansa tekrardan bu halk kendi iradesini sandıkta göstereceğini çok açık ifade ediyor. Halk bu baskı ve tehditlere rağmen seçim günü ne yapacağını çok iyi biliyor. Bu noktada HDP de halkın umudu olmaya devam edecek, halkın demokrasisi için mücadele edecek” diye ekledi.