Kibriye de Seda da biat etmediği için hedef alındı: Bu suçu işlemeye devam edeceğiz

  • 09:03 16 Ekim 2018
  • Güncel

 

ANKARA - Gazeteci Seda Taşkın’a verilen hapis cezasına tepki gösteren meslektaşları, “Seda’nın gazeteciliğine kefiliz. Kibriye’de tıpkı Seda gibi gazetecilik yaptığı için bugün hedef alındı. Bu ‘suçu’ gazeteci olarak hepimiz işliyoruz ve işlemeye devam edeceğiz” dedi. 
 
Muş’ta 20 Aralık 2017 tarihinde hakkında “ciddi ihbar olduğu” gerekçesiyle gözaltına alınıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ancak savcılığın itirazı üzerine Ankara’da 22 Ocak’ta tekrar gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Seda Taşkın çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştı. 10 Ekim’de görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, Seda’ya “örgüt propagandası yapmak” suçundan 3 yıl 4 ay, “örgüte üye olmamakla beraber yardım ve yataklık yapmak” suçundan ise 4 yıl 2 ay olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
 
Özellikle son 2 yıldır kadın gazetecilere yönelik artan baskı ve tutuklamalar devam ederken, 9 Ekim sabahı Diyarbakır merkezli yürütülen operasyon sonucu gözaltına alınan gazeteci Kibriye Evren, tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Seda’nın ceza alması ve kadın gazetecilerin mesnetsiz suçlamalarla yargılanmasına meslektaşları tepki gösterdi.
 
‘Arkadaşımızın adının da gazeteciliğinin de kefiliyiz’
 
Gazeteci Gözde Çağrı, Seda'nın gözaltına alındığı andan itibaren durumun takipçisi olduklarını belirterek, “Seda ile hem gazetecilik faaliyetleri açısından hem de arkadaş olarak bir hukukumuz var. Yani şöyle ifade edeyim; hem haber takibi sırasında  TOMA’nın suyundan kaçmak için aynı otobüs durağına beraber sığındık hem de beraber kahkaha attık boş zamanımızda. Ben Seda'nın kimliğinde başka bir isim yazdığını tutuklandığı zaman öğrendim. Arkadaşımızın adının da gazeteciliğinin de kefiliyiz.”
 
‘Gazetecilik mesleğine karşı da bir suçtur’
 
Seda'nın “örgüte yardım ve yataklık” ile suçlandığını anımsatan Gözde, bir gazetecinin haber kaynağı ile görüşmesinden suç üretmenin yalnızca Seda'ya değil gazetecilik mesleğine karşı da bir suç olduğunu vurguladı. Gözde, “Arkadaşımıza gözaltındayken çıplak arama dayatıldı. Bu tek kelimeyle kan dondurucu bir durum. Seda hakkında verilen kararı reddediyoruz. Ve bir üst mahkemeye başvurulduğunda da arkadaşları ve meslektaşları olarak yanında olacağız. Bu kararın uygulanması hem bir demokrasi ayıbıdır hem de tam anlamıyla bir skandaldır” diye konuştu. 
 
‘Birlikte takip ettiğimiz haberler vasıtasıyla tanıştık’
 
Evrensel ve Ekmek Gül'de muhabirlik yapan Burcu Yıldırım da, Seda'yı Ankara'da birlikte gittikleri haberler vasıtasıyla tanıdığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Gazeteciliğe başlama dönemlerimiz, acemiliklerimiz aşağı yukarı aynı tarihlere geldiği için yakından tanırım. Güzel ve sıcacık gülümsemesi ile pozitif enerji saçan arkadaşımızdır. Büyük medya organlarının takip etmeye değer bulmadığı işçilerin, kadınların, gençliğin kısacası hak arama mücadelesi veren bütün kesimlerin eylemlerinde ya da haber takiplerinde rastlaşırdık Seda ile. Her defasında ise farklı bir yayın organının böyle haberleri takip etmesi umudu ile ayrılırdık. Çünkü gerçek ve asıl olan halkın talepleri, sokaklardaki hak arayışı her gün 'teröristlerin eylemleri' olarak, 'süpürün' talimatlarıyla yok sayılmaya çalışılırken, gerçek bir gazetecinin görevi nedir sorusuyla barışın, emeğin, mücadelenin, haklının ve halkın sesinden taraf olmaya çabaladık. 
 
‘Süpürülen’ sadece rahatsız olunan bir avuç kalabalık değil duymayanların, görmeyenlerin, konuşmayanların bastırılan ve baskılanan sesiydi. Bu sese kulak tıkamak, kalem oynatmamak ne genç olmamıza ne de yaptığımız işe yakışır. 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek' gibi komik suçlamalarla 7 yıl 6 ay hapis cezası alan Seda'ya, tam da Brunson tartışmaları ile 'yargının bağımsız olma' esasını şimdi birinin anlatması gerekiyor. Bütün bunları gülerek takip ettiğine inandığım Seda ile aynı haberlere yetişme kaygısı taşıyacağımız günlerin yakın olduğunu umut ediyorum.”
 
‘Hukuki hiçbir dayanağı yok’
 
MA Muhabiri Diren Yurtsever ise, Seda’ya verilen cezanın hukuksuz olduğunu vurgulayarak, “Aslında yaşadığımız politik süreç düşünüldüğünde yani gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere, siyasetçilere tüm muhaliflere baskının bu kadar yoğun olduğu, en ufak bir sosyal medya paylaşımının bile ‘suç’ sayılıp ceza verildiği bu süreçte, yine de Seda’ya verilen bu ceza beni şaşırttı. Tıpkı diğer meslektaşlarımızın dosyalarında olduğu gibi Seda’nın dosyasında da yaptığı haberler dışında başka hiçbir şey yok. Yani gelinen aşamada sahada haber takip eden, kültür, yaşam, politika ve ekoloji haberlerini yapan ve bir dönem çalıştığı ajansın mikrofonunu taşıdığı için bir kadın gazeteciye verilen bu cezanın hukuki ve gerçekçi hiçbir dayanağı yok” dedi.
 
‘Kibriye’de Seda gibi hedef alındı’
 
Yargı kararlarının egemen siyasetten bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Diren, muktedirlerin  kıskacında olan mahkemelerin bağımsız olmadığı gibi verdiği kararların da bağımsız ve hukuki  olmadığına dikkat çekti. Diren, “Seda’yı tanıyan bir meslektaşı olarak onun; gazeteciliği, sahada haber peşinde koşmayı, fotoğraf çekmeyi seven biri olduğunu söyleyebilirim. Haksız ve hukuksuzca 10 aydır zaten cezaevinde tutuluyor. Seda gibi onlarca arkadaşımız cezaevlerinde bulunuyor. En son 9 Ekim’de yapılan operasyonda birçok gazeteci gözaltına alındı ve bunlardan Kibriye Evren tutuklandı. Yüzlerce insanın keyfi gözaltına alındığı bu operasyonda Kibriye’nin de keyfi bir tutuklamadır. Kadın gazeteciliğine önemli deneyimler sunan Kibriye’de tıpkı Seda gibi gazetecilik yaptığı için bugün hedef halindedir” ifadelerini kullandı. 
 
‘Hepimiz bu suçu işlemeye devam edeceğiz’
 
Seda, Kibriye ve diğer kadın gazeteciler şahsında aslında gazetecilik mesleğinin yargılandığını ve halkın haber alma hakkının engellendiğini belirten Diren, “Bizlere  ‘Gazetecilik yapmayın. Yapacaksanız da bizim yani iktidarın istediği bir gazeteciliği yapacaksınız’ diyorlar.  Bugün buna boyun eğmeyen gazeteci arkadaşlarımız da tekçi, cinsiyetçi eril iktidarın hedefinde oluyor. Neden? Çünkü tek ‘suç’   biat etmeyen, ilkeli ve doğru bir habercilik anlayışı ile gerçekleri yazmak, görünmeyeni görünür kılmak ve ses olmak. Bu ‘suçu’ gazeteci olarak hepimiz işliyoruz ve işlemeye devam edeceğiz. Arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşana kadar onların da sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.