Mardin Cezaevi’nden mektup: Tüm davalar sadece bir formalite

  • 09:03 17 Ekim 2018
  • Güncel

 

MARDİN - Mardin E Tipi Cezaevi’nde tutulan Sibel Akdeniz, dayatılan SEGBİS ile maruz kaldığı hukuksuzluğa dikkat çekerek, savunma hakkının engellendiği yargılama sonucu 8 yıl 1 ay hapis cezası verildiğini belirtti. Sibel, “Yapılan tüm davalar sadece bir formalite” diyerek karara tepki gösterdi. 
 
Kamuoyunun duyarsızlığı nedeniyle tutsakların cezaevlerinde maruz kaldığı hak ihlalleri sistematik bir hal alırken, bu ihlallerin başında Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) geliyor. Dayatılan SEGBİS ile savunmaların engellendiği yargılamalar sonucu verilen cezalar binlerce tutsağın yaşamını etkiliyor. Yaşanan hukuksuzluğa maruz kalan tutsaklardan biri de Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Sibel Akdeniz. Yaklaşık bir yıldır cezaevinde tutulan Sibel, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaların çoğuna katılamadı. Bulunduğu cezaevinde SEGBİS’le savunma yapmak istemeyen ve bu yüzden tüm duruşmalarda savunma hakkı engellenen Sibel’e, en son 26 Eylül’de görülen karar duruşmasında 8 yıl 1 ay hapis cezası verildi. 
 
Avukatı aracılığıyla gönderdiği mektupta maruz kaldığı hukuksuzluğa dikkat çeken Sibel, “Yapılan tüm davalar sadece bir formalite” diye tepki gösterdi. Sibel, mektubunda şu ifadelere yer verdi: “Bir yıldır tutukluyum. En son 26 Eylül 2018’de görülen duruşmada 8 yıl 1 ay hapis cezası aldım. Ancak duruşmaların seyrinin haber niteliğinde olduğunu düşündük. Tahmin edeceğiniz gibi trajikomik duruşmaların adaletsizlik durumuna değineceğim. Yargılandığım dosyada tek delil siyasi parti kongresi ve televizyonlarla yapmış olduğum telefon bağlantılarıdır. Yani tek bir delil olmamasına rağmen ceza aldım. Aslında bu da alışıla gelen bir durum. Ancak bir süredir Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmama Mardin’de olduğum gerekçesiyle SEGBİS ile katılmam zorunlu kılındı. SEGBİS’le savunma yapmak istemediğimi tüm duruşmalar boyunca talep edip, savunma yapmadım.
 
‘Protesto amaçlı SEGBİS’i bu dosyada ben kapattım’
 
En son mütalaanın hazırlanması istendi. Hazırladığım savunmamı okumak istediğimde ise, Kürt halkı vurgusu, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kabul etmeme, özyönetim hakkını savunma meşruluğunu dile getirmek üzerinden gelişince heyetin yaklaşımı SEGBİS üzerinden sesimi kapatmak oldu. ‘Savunmaya bu haliyle devam ederseniz seni dinlemeyeceğiz’ deyip söylediklerini yaptılar. Yani duruşmaya direk katılmam gerekirken, duruşmam heyet ve avukatlarla sürdürülerek, hakkımda karar verildi. Benim yaklaşımım ise beraat da olsa ceza da olsa bu koşullarda kararlarını dinlemeyeceğim yönünde oldu. Ve protesto amaçlı SEGBİS’i bu dosyada ben kapattım. SEGBİS odasından ayrıldım. İfade özgürlüğünün olmadığı bir yargı siteminde yargılandığımız şüphe götürmez. Ancak başından peşinen belirlenmiş yargılarla süren davanın tamamen bir formalite olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki özgür Kürtlük ve özgür ülke fikrine inanan herkes benimle aynı muameleyi yaşamaktadır. Çalışmanızda başarılar dilerim.”