Ormanda işkence edilen Yiğit’in annesi: Kürt olmak devlete göre suç

  • 09:44 22 Ekim 2018
  • Güncel

 

İZMİR - Ajanlık dayatmasını kabul etmediği için ormanlık alanda 6 saat boyunca işkenceye maruz kaldığı iddia edilen Yiğit Üste’nin annesi Songül Üste, “Kürt olmak devlete göre suç. Olayın peşini bırakmayacağım” diyerek polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
 
İzmir'de polislerin ajanlık dayatmasını kabul etmediği için işkenceye maruz kaldığı belirtilen 18 yaşındaki Yiğit Üste'nin annesi Songül Üste, polisler hakkında suç duyurusunda bulunacak. Yiğit Üste, 5 Ekim günü Torbalı’daki iş yerine giderken hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Emniyetten önce ormanlık bir alana götürülerek 6 saat boyunca işkenceye maruz kaldığı ve ajanlık dayatıldığı iddia edilen Yiğit, "Örgüt adına faaliyet yürütmek" ve "Örgüt propagandası yapmak" iddialarıyla tutuklanırken, aile İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’ne başvurdu. 
 
Baskın sırasında tehdit, işkence, hakaret
 
Oğlu hakkında yakalama kararı olduğu için birkaç hafta önce evleri basılan Songül, 2 yaşındaki kızının travma yaşadığını ve eşi Harbi Üste'ye işkence yapıldığını ileri sürdü. Olayın peşini bırakmayacağını vurgulayan Songül, Kürt olmanın devlet nezdinde suç olduğunu dile getirdi.  Sabaha karşı baskın yapan kar maskeli özel harekat timlerinin kapıyı kırmaya çalıştığını kaydeden Songül, Yiğit dışında evde bulunan ev halkına kötü muamelede bulunulduğunu söyledi. Yiğit’in evde bulunmamasına rağmen her yerin dağıtıldığını belirten Songül, "’Oğlunu getir’ dediler. Yüzü açık olan diğerlerinin üstüydü. Dedi ki ‘Sen ne biçim babasın oğluna sahip çıkamıyorsun’ Eşim de ‘Benim oğlum bir şey yapmadı, bana neden bağırıyorsun?’ dedi. Özel harekat timlerinden biri 'Seni burada linç etsek kimsenin haberi olmaz” dedi. Elimdeki telefona el konulurken, yerde sürüklendim. ‘Gidin bulun Yiğit'i ama benim evimi neden dağıtıyorsunuz? Neden darp ediyorsunuz?’ dedim. Bir hafta boyunca eşimi takip ettiler” diye konuştu. 
 
'Suçumuz Kürt olmak'
 
Daha önce de Yiğit’i soran polislerin eşine baskı yaptığını kaydeden Songül, “Sabah akşam evimizi bekliyorlar. Uçaklarla mahallenin üzerinden geçiyorlardı. Şu an bile banyoya giremiyoruz. Gelirlerse üzerimizi giyemeyiz diye. ‘Üzerim müsait değil’ diyorum. Ancak 3 erkek polis içeri girdi. Eşime bir şey yapmalarından korktuğum için düşüp bayıldım. Gözümü açtığımda ambulanstaydım. Oğlumu gözaltına alırken gözleri kapalı bir şekilde boş bir araziye götürüp işkence yapıldığını öğrendim. Kolu morarmıştı baştan sona. Kafasına vurmuşlar. Hakaret etmişler para ve ajanlık teklif etmişler. Kabul etmemiş. Çocuğun suçu, günahı yok. Üzerinde şikayet var. ‘2 kişinin ifadesi var’ denildi ama şimdi 4 kişi şikayet etmiş. Şikayet edenleri de korkutmuşlar. Dosyaya ulaşamıyoruz. 2 senedir çocuğun peşindeler. Bir sene sırf bu yüzden işe gitmedi evde kaldı. 17 yaşında da yine ajanlık teklif etmişlerdi. 20 kişi dövdü ‘Sen 'PKK'lisin’ diyerek. Çocuğum da ‘Benim suçum Kürt olmak mı?’ demiş. Biz ne yapalım Kürt'üz diye devlet kendimizi öldürmemizi mi istiyor artık?" diye sordu.
 
2 yaşındaki kızının baskın nedeniyle yaşadığı travmaya dikkat çeken Songül, “Bu kadar hakaret ve bağırmaya ne gerek vardı? Kızım evimizden korkuyor. 3 kişi çocuğumu dağa götürüp dövmüş. Suç duyurusunda bulunacağız. Dağda üzerini çıkarıyorlar. Silahlarla kafasına vurmuşlar. Pantolonunu yırtmışlar. Bu eşkıyalıktır. Yanında biri varmış, o onları görmüş diye yok etmiyorlar. Sonsuza kadar peşindeyim" dedi.