Tutsakların başvurularına ‘kopyala yapıştır’ yanıtlar: İnceleme yapıldı, ihlal bulunmadı!

  • 09:02 23 Ekim 2018
  • Güncel

 

Safiye Alağaş
 
İSTANBUL - CİSST Kadın Teması alanında çalışan Avukat Mine Akarsu, tutsak ve hükümlülerin maruz kaldığı hak ihlallerine ilişkin ilgili yerlere yaptıkları başvurulara her defasında “gerekli inceleme yapıldı” ya da “İhlal bulunmadı” yanıtı aldıklarını belirterek, hasta tutsakların durumuna dair ise hiçbir iyileştirme yapılmadığına dikkat çekti. 
 
Türkiye’de 246 bin 416 tutuklu, hükümlü veya hüküm özlü (hüküm verilen ancak cezaları Yargıtay tarafından henüz onanmayanlar) var. Bunların 10 bin 19’u ise kadın. Bununla birlikte cezaevlerinde yüzlerce hasta tutsak ve hükümlü bulunuyor. Ailelerin ve insan hakları kuruluşlarının taleplerine rağmen hala tahliye edilmeyen hasta tutsakların durumu giderek ciddileşiyor. 
 
‘Ceza ertelemesi verilmiyor’ 
 
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Kadın Teması alanında çalışan Avukat Mine Akarsu, hasta tutsak ve hükümlülerin durumunu değerlendirdi. Genel olarak cezaevindeki yoğunluktan dolayı hasta tutsak ve hükümlülerin burada yaşamasının çok daha zor olduğunu söyleyen Mine, “OHAL sürecinde sivil toplum olarak yaptığımız bilgi edinme başvurularına olumsuz yanıtlar almaya başladık. Kadın hasta mahpuslar aslında iki kat zorluk yaşıyor. Bunların içerisinde ağır hastalıklarla baş eden mahpuslar var. Aynı zamanda hamilelik öncesi ve sonrası kadın mahpusların farklı sorunları var. Aslında hamilelik döneminde ceza ertelemesi alma imkânları var. Bu erteleme genelde verilmiyor” diye konuştu. 
 
‘Başvurulara hep aynı yanıt veriliyor’ 
 
Tutsak ya da hükümlünün onayını almak koşuluyla Ceza ve Tevfik Evleri Genel Müdürlüğü ile Adalet Bakanlığı, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na başvurularda bulunduklarını aktaran Mine, “Buralardan aldığımız cevaplar aslında kopyala yapıştır. Çok nadir şekilde ‘ihlal bulundu’ ya da ‘sevkler yapılmıyor’ gibi yanıtlarla karşılaştığımız oluyor. Ama genel tablo ne yazık ki ‘inceleme yapıldı herhangi bir sorunla karşılaşılmadı’ şeklinde oluyor. Çoğu zaman o hapishanelere denetleme mekanizmasının gönderilip gönderilmediğinden de bilgi sahibi olamıyoruz. Bazen ‘mahpusa bilgi verilmiştir’ şeklinde de düşülüyor. Mahpus diyor ‘evet geldiler bizimle konuştular’ sonuçta hapishane gezildiğinde en iyi koşullar heyete gösteriliyor. Mahpuslar başka bir ceza infaz koruma memuru eşliğinde ziyarete gelen heyetle görüşüyor. Dolayısıyla herhangi bir sorunu aktaramıyorlar. Böylelikle yapılan insan hakları başvurularında ne yazık ki olumlu cevaplar alamıyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
En fazla başvuru Tarsus ve Elazığ cezaevlerinden 
 
Özellikle Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi ve Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nden çok fazla başvuru aldıklarını vurgulayan Mine, başvurularda cezaevi koşulları ve hastane sevklerinin yapılmamasıyla ilgili ciddi sorunların yaşandığını aktardı. Cezaevlerinde tutulan ağır hasta tutsak ve hükümlüleri de hatırlatan Mine, şöyle dedi: “Örneğin İzmir’de kalan Mevlüde Başdaş böbrek nakli geçirdi. Diyabet hastası. Yüzde 80 engeli raporu var. Aslında yasanın öngördüğü ceza erteleme sebeplerinin hepsini taşınıyor. Ama ısrarla ceza ertelemesi verilmiyor. Daha bu hafta ceza ertelemesi talebinin adli tıp raporuna istinaden reddedildiğine ilişkin mektubunu aldık. Kendisi ile direkt yazışamıyoruz. Oradaki başka bir mahpus aracılığı ile yazışıyoruz. Bu karara itiraz edilecek ama itiraz sonucunda da değişeceğini düşünmüyoruz.” 
 
‘Doluluk oranı yüzünden ameliyat edilmedi’ 
 
Isparta E Tipi Cezaevi’nde tutulan Fatma Erez’in ise Skolyoz hastası olduğunu dile getiren Mine,  “Kendisine öncelikle üniversite doktorları tarafından yeterli bilgilendirme yapılmadığından ameliyat olup olmayacağına dair karar verememişti. En nihayetinde Ekim başı ameliyat günü verildi. Bu kez de mahkum bekleme odaları var hapishanelerde. Onların doluluğundan dolayı ameliyat yine ertelendi. Ailesi başka bir şehirde yaşıyor. Oraya gelmişlerdi. Onlar tekrar geri dönmek zorunda kaldı. Ameliyat sonrası kağıt, kalem ve refakatçi bulundurması ile ilgili sorunlar var” dedi. 
 
‘Kanser hastası sağlıksız koşullarda kalamaz’ 
 
Elazığ Cezaevi’nde bulunan 70 yaşındaki Halime Acar’a ise yanlış tanı ve geç müdahale edildiğine dair başvuru aldıklarını belirten Mine, hastane sevklerinde büyük sorunlar yaşandığını ve ceza ertelemesinin verilmediğinin altını çizdi. Erzurum E Tipi Cezaevi’nde tutulan Fatma Özbay’ın da kanser hastası olduğunu hatırlatan Mine, şunlara dikkat çekti: “Kanser hastasının cezaevinde kalması çok zor. Normal bir insanın bile kalamayacağı kalabalık ve hijyeniksiz ortamlarda kalıyorlar. Dolayısıyla kendisinin kanser hastası olması sebebiyle o şekilde yaşaması çok daha zor.” 
 
İsmini vermek istemeyen ve Hepatit B hastası olan bir kadının cezaevinde işçi olarak çalışmak istediğini ancak cezaevinde çöplerde çalıştırıldığını vurgulayan Mine, çöpte çalıştırılmasının kendisi için sorun olduğunu belirtti. 
 
‘Adli tıp ‘cezaevinde kalamaz’ raporu vermiyor’ 
 
Başvuru yapan hasta tutsak ve hükümlüler için hukuki yardımda bulunarak başvuru yaptıklarını ifade eden Mine, “Ceza ertelemesi sebebiyle hastalığa dayalı olarak başvuru yaptığımızda, Adli Tıp Kurumu’ndan bir rapor alınır. Ama yüzde 86 engelli raporu olan bir hasta mahpusa ‘cezaevinde kalabilir’ şeklinde rapor çıktı. Savcılık da bu rapora dayalı olarak ceza ertelemesine izin vermiyor. Mevlüde Baştaş bunlardan biri. Şimdi bununla ilgili ağır cezaya ilişkin itiraz süreci başlayacak. Bu karara itiraz etme hakları var. İtirazın değişeceğini düşünmüyoruz. Ama sonuçta Mevlüde Baştaş ve destek olan diğer mahpuslar da süreci sonuna kadar yürütmeye kararlı” diye belirtti.