Serpil Kemalbay: Pazardaki yangının, kapatılan kepenklerin hesabını ödeyecekler

  • 09:03 28 Ekim 2018
  • Siyaset

 

İZMİR - Yerel seçimlerde kadınların yol haritasını değerlendiren HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, "Yerel seçimler bizim için kayyımlarla hesaplaşma seçimleridir. Taybet Ana'nın hesabını sorma seçimidir. Cizre bodrumlarının hesabını sorma seçimleri olacak. Halk yerel seçimleri, pazardaki yangının, esnafın kepenk kapatmasının, çocukların okul harçlığı bulamayışının tepkisi olarak yaşayacak” dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Diyarbakır'da gerçekleştirdiği “Yerel Yönetimler Çalıştayı” ile yerel seçim çalışmalarının startını verdi. Çalıştayda hem bölgede hem de batıda nasıl bir seçim ittifakı stratejisi geliştirileceği tartışılırken, kadınların nasıl bir yol haritası belirleyeceğini HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay’a sorduk. Serpil, daha önceki seçimlerde olduğu gibi yerel seçimlere de seçim güvenliğinin olmadığı bir dönemde gidildiğini ancak faşizme karşı yürüttükleri mücadelede önemli bir eşik olacağını dile getirdi.  
 
'Kayyım tehdidi kaybettiklerinin göstergesi’ 
 
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden kayyım atayacaklarına dair açıklamasına dikkat çeken Serpil, "Tek adam beğenmediği bir yerel seçim sonucunda oraya kayyım atayabileceğini tekrar söylüyor. Demek ki 7 Haziran'dan bu yana topyekun verdiği savaş, çatışma, şiddet ve baskı politikaları sonuç vermedi. Tekrar kayyım atadığı yerlere HDP'nin adaylarının seçileceği bir tablo ile karşılaşacağını görüyor. Tekrar kayyım atama tehdidi ile de partimize mesaj vermeye çalışıyorlar. Peşinen kaybettiklerinin göstergesidir diyebiliriz" dedi.
 
'Zindanlarda bu mücadelenin bedeli veriliyor'
 
HDP'nin ezilen halkların kurtuluşu için mücadele yürüttüğünü belirten Serpil, "Bu o kadar büyük, samimi bir mücadele ki binlerce insan bedelini ödüyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak, Bekir Kaya ve birçok vekilimiz, eşbaşkanlarımız, partililerimiz zindanlarda bu mücadelenin bedelini ödüyorlar" diye konuştu. Mücadeleden geri adım atılmadığını aksine “tek adam rejimi”ne karşı herkesin mücadeleyi yükseltmek istediğini dile getiren Serpil, yerel seçimleri de bunun bir manivelası olarak gördüklerinin altını çizdi. 
 
'İttifak politikasını önemli buluyoruz'
 
Özellikle kayyımların olduğu Kürt coğrafyasında farklı Kürt partileriyle ittifak çalışmaları yürüttüklerinin altını çizen Serpil, bu konuyla ilgili görüşme ve çalışmalarının sürdüğünü söyledi. HDP'nin 7 Haziran'da büyük bir umut yarattığını ve 24 Haziran'da da ittifaklarını geliştirerek yeni ittifaklara ulaştığını, kendisini büyüttüğünü kaydeden Serpil, ittifak politikasının her anlamda kendileri için önemli olduğunu vurguladı. Serpil, "HDP, şimdi yerel yönetimler seçiminde bu ittifakını özellikle Kürt coğrafyasında daha da genişletmeyi hedefliyor. Tabandan mücadele dinamikleriyle birlikte işçi sınıfıyla, emekçiyle, kadınlarla, halklarla birlikte bir buluşma yakalamak istiyoruz ve bu buluşmayı yerel mücadelenin önüne koymak istiyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
'Kadınların kazanılmış hakları hedef alındı’
 
Kadınların birlikte hareket edebileceği bir mücadeleyi öngördüklerini dile getiren Serpil, şöyle dedi: "Çünkü 16 yıldır Erdoğan iktidarı kadınlara yönelik oldukça topyekun saldırı düzenledi. Kadın düşmanı politikaları her zaman önde oldu. Kendi iktidarını tahkim edebilmek için hep kadınlar üzerinden hareket etti ve kadınların kazanılmış haklarını hedefledi. Biz kadınlar olarak bu çerçevede en azından hangi görüşten olursak olalım kadınların kazanımlarını koruyabilmek için ve kadınlara yönelik yürütülecek tehlikeli politikaları da görerek bir yan yana geliş içerisinde olmak istiyoruz."
 
Bu süreçte kadınların ortaya çıkarttığı taleplerin taşıyıcısının HDP olacağını dile getiren Serpil, "Yerellerde de bu kadınlarla buluşmak ortaklaşmak istiyoruz. Kadın örgütleri bu süreçte çok yara aldı. Kapatılan kadın dernekleri oldu. Kürdistan coğrafyasında kayyımların atanmasıyla özelikle kadın kazanımlarına çok fazla saldırı oldu. Kadınların derneklerine, kooperatiflerine, belediyelerdeki statülerine yönelik saldırılar büyük kayıplar yarattı. Tekrar inşa edecek gücü toparlıyoruz. Bunun için de AKP-Erdoğan iktidarının önümüze çıkaracağı engelleri aşmaya kararlıyız" dedi. 
 
‘Ekonomik kriz iktidara da ortağı olanlara da bedel ödetecek’ 
 
Yerel seçimlerde AKP-MHP ittifakının birlikte hareket etmeyeceğine dair açıklamaların köklü bir ayrılık mı yoksa yerel seçimlere kadar geçici bir taktik mi olduğunun önümüzdeki süreçte ortaya çıkacağını belirten Serpil, “Şu an bir ekonomik kriz var. Ve bu ekonomik kriz iktidara da 'bu iktidarın ortağıyım' diyen herkese de bedel ödetecek. Halk yerel seçimleri pazardaki yangının, esnafın kepenk kapatmasının, çocukların okul harçlığı bulamayışının tepkisi olarak yaşayacak. Bu tepkilerden kaçmak isteyen bir MHP olabilir. Ya da MHP ile kurduğu faşist ittifakı bir şekilde Kürt oylarına zararını düşünen bir AKP de" diye değerlendirdi. 
 
'Yerel seçimler Taybet Ana'nın hesabını sorma seçimidir'
 
Seçimlerin “tek adam rejimi”nin rıza üretme mekanizmasına dönüştürüldüğünün altını çizen Serpil, devlet imkanlarını keyfi hukuksuz bir şekilde kullanan bir devletin zorunu da muhalefet üzerinde konuşturan seçim sistemi olduğunu kaydetti. Serpil, son olarak şu çağrıyı yaptı: "Yerel seçimler bizim için kayyımlarla hesaplaşma seçimleridir. Taybet Ana'nın hesabını sorma seçimidir. Cizre bodrumlarının hesabını sorma seçimleri olacak. Bu güne kadar yaşanan savaş politikalarının, Suruç'un, 10 Ekim Katliamı’nın hesabını soracağımız en iyi yoldur. Onlar bizi Meclis’ten atarak tasfiye etmek istediler. Belediyelere kayyım atadılar. Bizi bu belediyelerde görmek istemiyorlar. Halkın şöyle demesi gerekiyor; Kendi seçtiklerimizi, irademizi görmek istiyoruz. Bir irade savaşı veriliyor. Siyasi hesaplaşmadır bu. Demokrasiden, barıştan, kadın özgürlüğünü cinsiyet eşitliğini ekolojiyi demokratik bir toplumu savunanlar olarak kendimizi daha çok güçlendirmeliyiz."