TBB’den tasfiye edilen avukat: Türkiye Aarhus Sözleşmesi’ni imzalamalı

  • 09:02 3 Kasım 2018
  • Ekoloji

 

İZMİR - Doğa katliamları sürerken TBB’nin Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu’nu daraltıp, uzman avukatları tasfiye ederek suça ortak olduğunu belirten Avukat Şehrazat Mercan, ekoloji davalarının “ekolojik suç, kent suçu” kapsamında değerlendirilmesi için başlattıkları çalışmaların komisyondan tasfiye edilmeleriyle yarım kaldığını söyledi. Şehrazat, Türkiye’nin Aarhus Sözleşmesi’ni imzalaması gerektiğini de kaydetti. 
 
Türkiye Barolar Birliği (TBB), Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi 24 avukatın görevine son vererek, komisyon sayısını 7’ye düşürdü. TBB Yönetim Kurulu’nun aldığı kararla komisyon görevine son verilen avukatlardan Şehrazat Mercan, takip ettikleri davaların sonuçlarından endişe duyduklarını ancak takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi. 
 
Halkın davalara ve avukatlara sahip çıkması gerektiğini kaydeden Şehrazat, Türkiye’nin Aarhus Sözleşmesi’ni imzalaması gerektiğini ifade etti. 
 
‘Barolar Birliği’nin asıl görevi hukukun önünü açmak’
 
Şehrazat, Sinop’ta binlerce ağacın katledildiğini, Cerattepe’de maden yataklarının şirketlere açıldığını buna rağmen TBB’nin komisyonu daraltarak ve alanında uzman avukatları tasfiye ederek bir yanıyla suça ortak olduğunu dile getirdi. Şehrazat, şöyle dedi: “Nasıl bir doktor her hastaya bakmakla yükümlüyse bir avukat da her dosyayı alabilir ama kaçınma hakkı da vardır. Komisyondan tasfiye edilmemizin politik bir nedeni var mıdır bilemem. Eğer böyle bir şey varsa bağımsız unsur olarak daha da üzerine gitmemiz lazım. Hak aramanın yollarını açacak olan yine savunmadır. Böyle bir durum varsa bile barolar birliği bunun önünü açmalıdır.”
 
‘Çevre ve ekoloji alanında biraz da olsa amacımıza ulaştık’
 
Şirketlerin davaları kazanmasına rağmen halkın duyarlığının durumu tersine çevirebildiğini ifade eden Şehrazat, “İktidar ÇED kararı alıyor iptal ettiriyoruz. Nerede halk mücadelesi varsa orada geri adım atılıyor. İlk zamanlar Bergama örneği vardı şimdi 20 yıl sonra çevre dernekleri, köylü direnişi, kentlinin yaşam alanıyla ilgili çok örnekler görüyoruz. Demek ki çevre ve ekoloji alanında biraz da amacımıza ulaştık, bir şeyler kazandık” diye konuştu. 
 
‘Çok sayıda dava yarım kaldı’
 
Ekolojik tahribatların siyasi sınırları tanımadan bütün coğrafyayı olumsuz etkilediğini belirten Şehrazat ekoloji davalarının “ekolojik suç, kent suçu” kapsamında değerlendirilmesi için başlattıkları çalışmaların komisyondan tasfiye edilmeleriyle yarım kaldığını söyledi. Çalışmalara güçleri oranında devam edeceklerinin altını çizen Şehrazat, “Uluslararası sözleşmeler Anayasanın 90’ıncı maddesi gereğince yasanın da üzerinde uygulanması gereken sözleşmeler var. Türkiye’nin taraf olduğu, tüm görüşmelerine katılıp imzalamadığı sözleşmeler var. Aarhus Sözleşmesi gibi. O sözleşmeyi imzalasaydı halkın itiraz ettiği birçok şeyde bir yaptırım olacaktı. Ama halkın katıldığı toplantılar hiçbir şekilde dikkate alınmıyor, çünkü yaptırımı yok” ifadelerini kullandı. 
 
Komisyondan tasfiye edilmelerinin ardından çok sayıda yarım kalan davanın olduğunu söyleyen Şehrazat, daraltılan komisyonda 3 kişiden sadece birinin konuyla ilgili bilgisinin olduğunu diğer 4 kişiden biri olan Dersim Barosu’ndan Barış Yıldırım’ın istifa ettiğini dile getirdi. Şehrazat, daralan komisyonun onca davayı sağlıklı bir şekilde yürütebileceğinden endişe duyduklarını belirterek, halkın avukatlara sahip çıkması gerektiğini söyledi.