Tecrit İmralı sınırlarını aştı: Asıl hedeflenen toplumun kendisi

  • 09:02 8 Kasım 2018
  • Güncel

 

DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin İmralı sınırlarını aştığını ve asıl hedefin toplum olduğunu belirten HDP Sur İlçe Eşbaşkanı Sevim Coşkun, “Sayın Abdullah Öcalan ile toplum arasına kalın bir duvar örülmek isteniyor” dedi. 
 
Uluslararası güçlerin işbirliğiyle 15 Şubat 1999 tarihinde Türkiye’ye getirildikten sonra İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’ne konulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, o günden bu yana tecrit koşullarında tutuluyor. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla, 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana da İmralı Heyeti ve ailesiyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan, en son kardeşi Mehmet Öcalan ile 11 Eylül 2016’da görüştü. 
 
O günden bu yana ailesi ne de kamuoyu PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan ilgi alamıyor.  Avukat ve ailesinin yaptığı görüşme başvurular ise, “koster bozuk”, “gemi onarımda”, “hava muhalefeti”, “OHAL” ve “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda” yer alan “Hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamalar” gerekçesiyle reddediliyor.
 
‘Tecrit evrensel hukuka ayrı’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sur İlçe Eşbaşkanı Sevim Coşkun, İmralı tecridinin evrensel hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, Abdullah Öcalan’ın hayatından endişe edildiğini kaydetti. Sevim, bu sebepten kendisiyle görüşmelerin derhal sağlanması gerektiği çağrısında  bulundu.
 
‘Tecrit en çok kadınları ilgilendiriyor’
 
Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlük mücadelesinin öncülerinden olduğunu belirten Sevim, bu nedenle ağırlaştırılan tecridin en çok kadınları ilgilendirdiğini dile getirdi. Tecride karşı kadınların daha fazla örgütlenmeleri gerektiğinin altını çizen Sevim, “Tecrit kadınlarla aşılır. Tecride son vermek için kadınların daha fazla örgütlenmesi ve mücadele etmesi gerekir” ifadelerini kullandı. 
 
‘Tecrit toplumun kendisini hedef alıyor’
 
Tecridin İmralı sınırlarını aştığını belirten Sevim, tecrit ile asıl hedeflenenin toplumun kendisi olduğunu vurguladı. Sevim, şöyle devam etti: “İktidarın Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uyguladığı ağırlaştırılmış tecrit ile asıl hedeflediği toplumun kendisidir. Çünkü uygulanan tecrit ile Sayın Abdullah Öcalan’ın toplum ile bağı kesilmek isteniyor. Kameralarla 24 saat Sayın Öcalan’ı izliyorlar, gazete, radyo, televizyon, telefon ve görüş hakkından mahrum bırakıyorlar. Bunu yapmalarındaki asıl sebep ise Sayın Abdullah Öcalan ile toplum arasına kalın bir duvar örmek istemeleridir.”