Kapatılan kadın kurumlarından çağrı: Sokakları terk etmeyin

  • 09:08 21 Kasım 2018
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında kapatılan ve çalışmaları durdurulan kurumlardan kadınlar, "Birlikte daha güçlüyüz. Biz vardık var olmaya devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddete karşı sokakları asla terk etmememiz gerekiyor" diye seslendi. 
 
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kapatılan kadın kurumları ve yanı sıra İçişleri Bakanlığı talimatıyla kayyım atanan belediyelerde binlerce kadın dayanışma kurumlarının kapılarına kilit vuruldu. Çalışmaları durdurulan kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne doğru bir yılı daha, kurumları olmadan geçirmenin burukluğunu yaşarken, diğer yandan büyük bir dayanışma ağı içerisinde olduklarını vurguladı. 
 
Bölge illerinde de kadınlara destek sundu
 
Van’da 2004 yılında bağımsız ve feminist bir örgüt olarak kurulan Van Kadın Derneği (VAKAD), 12 yıl boyunca, 6 kadınla 20 üye ve 30 gönüllü ile şiddete maruz bırakılan kadınlara hukuksal, sosyal, ekonomik, psikolojik destek veriyordu. 2011 Van depreminde zarar gören bölgelerde yine kadınlara yönelik birçok çalışma yürüten derneğe sadece Van değil, Hakkari, Muş ve Bitlis'ten de kadınlar başvurmuştu.  
 
Çocuklara yönelik seminerler veriliyordu
 
Aynı zamanda haftada üç gün mülteci kadınlara İngilizce ve Türkçe okuma yazma derslerinin verildiği dernekte yılda 200'ün üzerinde seminer düzenleniyordu. Dernekte ayrıca kadın hakları, finansal okuryazarlık ve liderlik konusunda kadınlara eğitim veriliyordu. Derneğin bir diğer çalışması ise okulların ziyaret edilip çocuklara istismara karşı eğitimler vermesiydi. 
 
8 bin kadına destek sağlayacak proje durduruldu
 
2017 yılının Ocak ayında başlamayı planladıkları projeyle 92 köyden 8 bin kadına ulaşılacak ve kadının insan hakları konusunda materyaller basılacak, alan araştırması yapılmasını hedefleyen dernek, bununla kadınların acil ulaşabilecekleri numaraların yer aldığı el aynaları, cüzdanlar, çocuklara cinsiyetsiz oyuncakla dağıtmayı planlıyordu. Derneğin bu proje sonucunda bölgede öne çıkan sorunlarla ilgili savunuculuk yapmayı da amaçlıyordu. 
 
VAKAD'ın kapısına kilit vuruldu
 
BM, UNİCEF ve Türkiye'de kimi bakanlıklarla da ortak çalışmalar yapan derneğin faaliyetleri 3 ay aralıklarla İçişleri Bakanlığı tarafından durdurulurken, son olarak 677 sayılı KHK ile kapatılarak 22 Kasım 2016 tarihinde resmen kapısına kilit vuruldu. 
 
'Sanıkların karşısında durmaya devam edeceğiz'
 
Kapatılmasının üzerinden 3 yıl geçtiğini belirten dernek üyesi Songül Özünver, 25 Kasım gününü kurumsuz geçirmenin burukluğunu yaşarken, bir taraftan ise yalnız olduğu halde bu süre içerisinde kadına yönelik şiddetle ilgili ve çocuk istismarlarıyla ilgili birçok başvuru aldığını belirtti. Kadın katliamları duruşmalarının ve çocuk istismarları sanıklarının karşısında ve mağdurların yanında yer almaya devam eden Songül, 25 Kasım nedeniyle kadınlara seslendi.  "Sığınaksız bir dünya diliyorum" diyerek söze başlayan Songül, "Kadına şiddetsiz bir dünya temenni ediyoruz. Ama maalesef bu mümkün değil. Dernek kapatıldıktan sonra keşke o dayanışma ağımız hiç kapatılmasaydı.  VAKAD olarak binlerce kadınla birlikte başka kadınlarla buluşuyorduk. Şimdi o imkanlarımız sınırlı. Ama en azından kapatıldığımız süre içerisinde gördük ki tek kişi olunca da bu dayanışma ağını oluşturabiliyorsun. 3 yıldır yalnız mücadele ediyorum. Her türlü şiddet ve istismara yönelik birçok başvuru alıyorum. Tabi ki bazı imkanlar kısıtlandı" dedi.  
 
'Hep vardık, var olmaya devam edeceğiz'
 
Derneğin kapatılmadan önceki yıllarda 25 Kasım günlerinde yaptıkları çalışmalardan söz eden Songül, "25 Kasım'a doğru kurum ziyaretleri yapardık. Birçok kadın çalışması yürüten kadınlarla ortaklaşarak onlar neler yapıyor, biz neler yapıyorduk böylesi bir bilgi alışverişi yapardık. Maalesef kapatıldığımızdan kaynaklı böylesi bir çalışma yürütemiyoruz. Yine 25 Kasım için binlerce kadın bir araya gelir kararlar alırdık. O kararlar doğrultusunda hepimiz bir görev alır çalışmalara başlardık. Her şeye rağmen ben buradan yine kadınların dayanışması gerektiğini, kadınlar birlikte güçlüdür diyorum. Bütün kadınları dayanışmaya çağırıyorum. Birlikte güçlüyüz diyorum. Biz hep vardık var olmaya devam ediyoruz" diye konuştu. 
 
Kayyım Rojin Yaşam Merkezi'nin çalışmalarını durdurdu
 
Faaliyetleri durdurulan kurumlardan biri de Rojin Kadın Yaşam Merkezi. 17 Kasım 2016'da kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi'nin kısa bir süre sonra ilk icraatı belediye bünyesinde olan Kadın Politikalar Müdürlüğü tabelasının indirilerek Kültür Müdürlüğü'ne bağlanması oldu. Yine Kadın Politikalar Müdürlüğü'ne bağlı faaliyet yürüten Rojin Kadın Yaşam Merkezi'nin de bu kapsamda çalışmaları durduruldu. 
 
'Kısa bir sürede binlerce kadına ulaşıldı'
 
Rojin Kadın Yaşam Merkezi, Van başta olmak üzere bölge genelinde çok sayıda çalışma yürüttü. Bu çalışmaları anlatan ve yaklaşan 25 Kasım'a ilişkin mesaj veren Kadın ve Aile Daire Başkanlığı görevinden ihraç edilen Sevgi Özdinç şunları söyledi: "2015 tarihinde göreve başladım. Bir yıl sonra da kayyım atandı. Kısa bir sürede kadına ve çocuklara yönelik birçok çalışma yürüttük. Bunlardan en önemlisi Rojin Yaşam Merkezi'ydi. Kadın yaşam merkezinde atölyeler vardı. Tabi sadece atölyeler açmadık. Eğitimler düzenleniyor, şiddet başvuruları alınıyordu. Yaşam merkezinde ona yakın atölye kurduk. Atölyelerimizde çok aktif bir şekilde çalışıyordu." 
 
'Kayyım kadına yönelik çalışmaları durdurdu'
 
Kadınların yeteneklerine göre atölyelere yazıldıklarını, yine kendi istekleri doğrultusunda iş alanlarına başvurduklarını söyleyen Sevgi, merkeze bağlı bir de sığınma evi açtıklarını belirtti. Sevgi, "Kurduğumuz sığınma evi bir modeldi. Danışma merkezleri, ilk yardım istasyonları, alo şiddet hattı gibi yine şiddete yönelik çalışmalar yürüttük. Bunların hepsi kayyım atanır atanmaz kapatıldı" diye belirtti. 
 
'Sokakları terk etmememiz gerekiyor'
 
Sevgi, 25 Kasım için ise şu mesajı verdi: "Bir kurum olmayabilir ama bizim erkek şiddetine karşı her zaman karşı durmamız gerekiyor. Biz kadınlar nüfusun yarısını oluşturuyoruz, diğer yarısını da biz doğuruyoruz. Biz çok güçlüyüz. Tüm kazanımlarımıza da sahip çıkacağız. Unutmamız gerekiyor ki kadına yönelik şiddet politiktir. Bizim mücadelemiz hem erkeklere yönelik, hem de iktidara yönelik devam edecek. Belki çalışmalarımız durduruldu. Ancak bir farkındalık var ve bu güç devam edecek. Bizim sokakları terk etmememiz gerekiyor, hiçbir alanı bırakmamamız gerekiyor. Bizi susturmak istiyorlar. Kadınlardan korktukları için bizim alanlarda olmamız gerekiyor. Dayanışma ağını kurmamız gerekiyor. Sokakları terk etmeyeceğiz."