Kadın Savunması 25 Kasım’da alanlara çağırıyor: Savunmasız değiliz

  • 09:10 21 Kasım 2018
  • Güncel
Dilan Babat 
 
ANKARA -Geçen sene kadınların birlikte geliştirdikleri Kadın Savunması ilk kez bu isimle 25 Kasım’da alanlarda olacak. Kadın Savunması’nda yer alan Buse Üçer, “Bizi daracık bir çemberin ortasında hapsetmeye çalışan faşizme kadın düşmanlarına karşı savunmasız değiliz diyoruz. Kadınları kendi ağlarını oluşturmaya, kendi savunmalarını gerçekleştirmesini ve katılmalarını bekliyoruz” dedi.  
 
Eril devletin sömürgesine karşı kadınlar her alanda direnmeye devam ediyor. Sokakta, evde ve iş yerinde şiddete maruz kalan kadınlar, sokakları boş bırakmayarak eril sisteme karşı birlik olup yaşamın her alanında eşit bir yaşam hakkı için öz savunma alanlarını oluşturuyor. Ankara’nın Mamak ilçesinde bir erkek tarafından cinsel tacize maruz kalan çocuk için yan yana gelen kadınlar, tacizde bulunan erkeği yakalatana kadar pes etmeden mücadele ettiler. Taciz olayına sesiz kalamayan kadınlar bir olup "Kadın Savunması"nı oluşturdu. "Tacize, tecavüze ve şiddette karşı kadınlar susmayacak" diyen kadınlar bir çok yerde tartışmaların ardından savunma ağlarını oluşturdu. 
 
‘Özsavunmaya sadece fiziksel olarak bakmıyoruz’
 
Kadın Savunması'nda yer alan Buse Üçer, yaklaşık bir yıl önce böyle bir oluşuma gittiklerini söyleyerek, Kadın Savunması fikrinin geçen yaz kadınlar ile birlikte girdikleri kampta  ortaya  çıktığını belirtti. Buse, süreci şöyle anlattı:
 
“Kamplara farklı illerden katılan arkadaşlarımız kamp bittikten sonra gittikleri şehirlerde her ilin kendi savunma ağı kurması gerektiğinin önemi ortaya çıktı.  Zaten feminist savunmayı tartışıyorduk. Bizim burada öz savunmadan bahsettiğimiz, sadece fiziksel olarak kendini savunmaya dayalı olan bir durum değil, yaşamı savunmaya dayalı bir durum. Eylemler ile kadınların savunma alanlarını örerek gelişti. Daha sonra Kadın Savunması deklerasyonu Kadıköy Rıhtım’da kadınların taleplerinin haykırdığı bir etkinlikle açıkladık.” 
 
‘Kadınların ortak mekanı Mor mekan’
 
“Kadın kadının kurdudur” diyenlere inat “Kadın kadını savunur” diyerek yola çıktıklarını belirten Buse, feminist öz savunma hareketini bir çok yerde duyurmaya çalıştıklarını belirtti. Buse, “Kadın savunma ağını ne kadar yer bulursak, ne kadar iletişim kurarsak tacizin tecavüzün geçemediği bir ağ oluşturabiliriz. Geçen yaz Dikili’de Kadın Özsavunma Atölyeleri gerçekleştirdik. Kendimize ait bir yer olmasını istedik. İlk defa İstanbul Kadıköy’de Mor Mekan açıldı. Orada feminist kadınların ortak bir mekanı açılmış oldu” şeklinde konuştu. 
 
‘Yaşamın her alanında öz savunma alanları geliştirilmeli’
 
Kadın Savunması'nın sadece fiziksel bir savunma olmadığını söyleyen Buse, yaptıkları atölyelerde ‘toplumsal cinsiyet’, ‘ataerki’ ve ‘flört şiddeti’ gibi konulara değindiklerini belirtti. Buse, devamında oluşumlarının amacını şöyle anlattı:
 
“Feminist savunma ağı dememizin en önemli sebeplerden bir tanesi; bu dayanışmayı güçlendirerek sadece fiziksel özsavunmayı değil, yaşamın her alanında kendimize  özsavunma alanları geliştirerek güçlü bir dayanışmayı örmeyi amaçlıyoruz. Feminist özsavunma fikrinde öncelikle şiddetin ana kaynağını saptamaya çalışıyoruz. Buna karşı araçların geliştirilebilmesine dikkat çekiyoruz. Üç tane erkeğin oturduğu sokaktan ‘ben geçerim’ değil, belki de geçmemeyi tercih etmek bir özsavunmadır. Bütün bunların hepsi tartışılıyor. Savunma dediğimiz şeyde çok pasif  bir durum değil, mücadele etmemizi sağlayacak bir durum.”
 
‘Bizi hapsetmeye çalışanlara karşı, savunmasız değiliz’
 
Erkek devletin çıkardığı yasalar ile kadınların her alanda kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığını ifade eden Buse, erkek devletin gerici saldırılarında kadınların bedenlerine emeğine ve yaşamın her alanında saldırı gerçekleştirdiklerini söyledi. Bunlarla topyekûn  mücadele etmek için bir kadın ağının oluşması gerektiğini ve bununla birlikte  feminist kadın örgütüne  ihtiyaç duyduklarını belirten Buse, “Bizi daracık bir çemberin ortasında hapsetmeye çalışan faşizme, kadın düşmanlarına  karşı ‘savunmasız değiliz’ diyoruz. Kadınları kendi ağlarını oluşturmaya kendi savunmalarını gerçekleştirmesini ve katılmalarını bekliyoruz. 25 Kasım’a da aynı ‘savunmasız değiliz’ sloganıyla gireceğiz. Beraber dayanışmanın büyütülmesi için herkesi sokaklara bekliyoruz” diye konuştu.  
 
Kadın Savunması'nın Ankara’daki 25 Kasım takvimi ise şöyle:
 
*22 Kasım Perşembe günü "Şiddet ve haklarımız" başlığı altında panel düzenlenecek.  
 
*23 Kasım Cuma günü Toplumsal Cinsiyet Atölyesi gerçekleştirilecek 
 
*24 Kasım Cumartesi günü Masal Atölyesi gerçekleşecek. Atölyede "Kurtarlarla koşan kadınlar" ve "Mavi sakal" öyküleri irdelenecek. 
 
*25 Kasım Pazar günü de Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Sakarya Caddesinde "Yalnız ve çaresiz" değiliz diyerek kadınlar ile bir arada sokaklarda olacaklar.