Emniyetten yeni uygulama: Gazetecilerin aileleri aranıyor

  • 09:14 22 Kasım 2018
  • Güncel
ANKARA - Aileleri polis tarafından aranarak emniyete çağrılan muhabirimiz Habibe Eren, “Hukuksuz yöntemlerle bir nevi ‘her adımınızı izliyoruz’ mesajı veriliyor” derken, MA muhabiri Berivan Altan da, gazetecilik faaliyetlerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirtti.
 
Türkiye’de yüzlerce gazeteci cezaevinde bulunurken, dışardaki gazetecilerde yaptıkları haberler nedeniyle iktidarın hedefinde. Gözaltı, tutuklama ve cezalandırma yöntemiyle gazeteciler susturulmaya çalışılırken, yeni bir uygulamanın startı verildi. Muhabirimiz Habibe Eren ve Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Altan’ın aileleri polis tarafından aranarak "siz gelmezseniz biz geliriz" tehdidiyle TEM Şube'ye çağrıldı. Aileler emniyette "sohbet" adı altında polislerin kimi tehditlerine maruz kaldı. Ailelerin polise çağrılmalarındaki hukuksal gerekçeyi sorduklarında ise "Ankara'dan yazı geldi, herkesi arıyoruz" cevabı verildi.
 
Ailesinin 16 Kasım günü polisler tarafından arandığını kaydeden Habibe, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan emniyete çağrıldığını belirtti. Babasına telefonda “Kızınız Habibe Eren hakkında sizinle görüşmek istiyorum” denildiğinin altını çizen Habibe, “Ailemde gerekçeyi sorduklarında gelmezseniz ‘Biz evinize geliriz’ diye tehditte bulunulmuş. Ardından babam Emniyet’e gitmiş. Orada yarım saat bekleyen babama görevli polisler, ‘Bizim böyle bir durumdan haberimiz yok’ cevabı verilmiş” dedi.
 
Emniyetin haberi yok!
 
Babasının eve döndükten bir kaç saat sonra yeniden arandığını söyleyen Habibe, babasına “Neden gelmediniz” diye sorulduğunu belirtti. Babasının telefonda görüştüğü polis memuruna “Ben geldim ancak böyle bir çağrılma durumundan emniyetin haberi yok” şeklinde cevap verdiğini kaydeden Habibe, şöyle devam etti: “Babam telefonla konuşurken ablam araya giriyor ve ‘Biz sizin kim olduğunuzu nereden bilelim. Neden rahatsız ediyorsunuz?’ diye soruyor. Aynı şahıs ablama ‘ben polisim isterseniz emniyetten numaramı sordurabilirsiniz’ diyor. Ailem emniyeti aradığında numaranın polise ait olduğunu söylüyorlar. Polis o gün görüşme için beklediğini söyleyerek, telefonu kapatıyor.”
 
Sonrasında avukatını aradığını söyleyen Habibe, “Avukatım da Salı günü ailemle emniyete gideceğini söyledi. Ardından  polis olduğunu söyleyen kişi 3’üncü kez  ailemi arıyor ve bu sefer ‘Salı günü gelin’ diyerek telefonu kapatıyor” dedi.
 
Polis: 15 dakikalık bir görüşme olacak
 
Ailesinin dün tekrar arandığını kaydeden Habibe, “Ben artık polisin numarasını arayarak, onunla görüştüm. Telefonu açtığında ‘kim’ olduğunu sordum. O da ‘Bana kim olduğumu’ sorunca bende ‘Benim için ailemi niçin arıyorsunuz’ dedim. Polis olduğunu ailemle bir görüşme yapacağını söyledi. Bende ‘Görüşmenin içeriği nedir? Yaptığınız hukuksuzluk bunu sizde biliyorsunuz. Benle ilgili bir şey varsa zaten bunu gerekli hukuksal yollarla yaparsınız. Ailemi sürekli arayıp tehdit etme amacınız nedir?’ diye sordum. Polis ailemle 15 dakikalık bir görüşme olacağını ve konuyu onlarla görüşmeden sonra öğreneceğimi söyledi. Numarasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunacağımı söyledim  o da bana ‘Nereye gidersen git buyur’ dedi. Ardından telefonu kapattım” diye belirtti.
 
'Bir şey yapmadığını bizde biliyoruz'
 
Dün ailesinin emniyete gittiğini aktaran Habibe şunları söyledi: “Herkese söyledikleri gibi ‘Kızınız iyi birisi. Bir şey yapmadığını bizde biliyoruz ama çevresi kötü. Kandırabilirler. Arkadaşlarına dikkat etsin’ gibi söylemlerde bulunulmuş. Ailem de gazeteci olduğumu yalnız mesleğimi yaptığımı söylemiş. Polis devamında kaç kardeş olduğumuzu falan sormuş. Bu söylemlerin ardından bizimkiler de, ‘Kızımız zaten yasa dışı bir şey yapmıyor. Yaptığı faaliyetler gazetecilik üzerinedir’ diyerek, çıkmış emniyetten.”
 
‘İki yıl önce de ailem arandı'
 
İki yıl öncede babasının aynı şekilde emniyete çağrılarak, benzer şekilde söylemler de bulunulduğunu dile getiren Habibe, “Babam o zamanda  hem öğrenci olduğumu hem de muhabir olarak çalıştığımı söylediğinde onlar ısrarla , illegal bir çalışma içinde olduğumu söylüyorlar. Özellikle son süreçlerde Ankara’da ciddi bir baskı politikası var. Yapılan hukuksuzluklarla birlikte bu yöntemlerle ailelere  başka bir izlenim verilerek, tedirgin edilmeye çalışılıyor. Zaten hiçbir şekilde mesleğimizi yapamazken, bu hukuksuz yöntemlerle bir nevi ‘her adımınızı izliyoruz’ mesajı veriliyor” dedi.
 
İnsan Hakları Derneğine başvuracağını belirten Habibe, gazetecilik faaliyetlerine devam edeceğini ve yapılan hukuksuzlukları kabul etmeyeceğini söyledi.
 
Gazeteci Berivan Altan'ın ailesi de aranmış...
 
Mezopotamya Ajansı muhabiri Berivan Altan da ailesinin 15 Kasım günü sabah erken saatlerde Adana Emniyeti tarafından arandığını ve hiçbir gerekçe belirtilmeden, emniyete çağrıldığını belirtti. Babasının TEM şubeye çağrıldığını kaydeden Berivan, şöyle konuştu: “Babam sabah beni aradı ve emniyetin kendisini çağırdığını söyledi. Öğleden sonra bir arkadaşıyla birlikte Adana Emniyeti TEM Şubeye giden babam orada polislerle görüşmüş. Emniyette babama benim hakkımda konuşacaklarını söylemişler.”
 
'Kızınızı canlı bomba yapabilirler'
 
Babasıyla görüşen polislerin “Neden Ankara’da çalışıyor. Gelsin burada çalışsın” dediğini anlatan Berivan, babasının emniyette yaptığı görüşmeyi şöyle aktardı: “Babam da ‘kızım gazetecidir. İşi gereği orada çalışıyor’ diyor. Polisler ‘Senin kızının arkadaşları iyi değil. Çevresinde kötü insanlar var onu kullanırlar. Gelsin burada çalışsın. Biz kimsenin düşüncesine, fikrine karşı değiliz. Ona söyle buraya gelsin’ diyorlar. Babam da ‘kızım gazetecidir nasıl kullanacaklar’ diye soruyor. Polisler de ‘Kızın yazıktır. Orada onu canlı bomba yapabilirler, dağa gönderebilirler. Eylemlerde öne sürebilirler. Arada gitmesin’ şeklinde konuşuyorlar. Babam ‘kızım ile ilgili bir durum mu var ‘ diye sorunca da ‘Yok senin kızın birşey yapmıyor. Arkadaşları iyi değil. Biz böyle aileleri çağırıp, uyarırız. Çocukları arada gitmesin, çocuklarımızı kurtaralım istiyoruz’ diyor. Sonrasında babam emniyetten çıkıyor.”
 
'İşimizi yapmaya devam edeceğiz'
 
Polisin daha önce de Adana Emniyeti tarafından rahatsız edildiği belirten Berivan, "Yasal bir kurumda gazetecilik yapıyoruz. Her gün Meclis'te, Ankara Adliyesi'nde bulunuyorum ve haber topluyorum. Biz sadece gazetecilik yapıyoruz" dedi.
 
Berivan, " Bizimle ilgili hukuksal bir durum olduğunda telefonumuzu rahatlıkla bulabilirler. İfade vermemiz gerekiyorsa CMK'de belirtildiği üzere, ifade veririz. Ama bu hukuksal girişimlerdir ve yasal yollara başvuracağız. Özgür basın geleneğinin mirasçıları olarak, bu tür uygulamalara nasıl ki bizi şimdiye kadar bir geri adım attırmadı. Bundan sonra da yaşamımıza da gazeteciliğimize de devam edeceğiz" diye konuştu. 
 
Berivan, konuya dair İHD'ye başvuru yaptı.