Roboskili Hülya: Biz büyüdük anladık ama devlet hala anlamamış

  • 09:01 26 Aralık 2018
  • Güncel
ŞIRNAK - Roboski Katliamı’nda yaşamını yitiren Osman Kaplan’ın 15 yaşındaki kızı Hülya’nın “Babamın mezarı 10 adım ötemizde sanki hiç ölmemiş gibi. Biz büyüdük o gün anlamadığımızı şimdi anlıyoruz ama devlet hala ne yapacağını anlamamış” sözleri 7 yıldır Roboski’ye uğramayan adaletin de akıbetini özetliyor. 
 
Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, 7 yıl önce kimi ekmek parası, kimi kendine telefon almak ve kimi de okul harçlığı için gittiği sınırdan 34 cenaze döndü.  Ortasu (Roboski) ve Gülyazı (Bujeh) köylerinden 28'i aynı aileden 34 kişi, savaş uçaklarının bombardımanı ile katledildi. Bu süre zarfında ailelerin talebi değişmedi “sorumlular yargı önüne çıkarılsın.” Ancak katliamın üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen sorumlular hala yargı önüne çıkarılmadı. 
 
Aileleri ile son kez vedalaştıklarını bilmeden çıktıkları yol dönüşünde katledilenlerin yasının devam ettiği köyde hala ilk günkü hüzün hakim. 
 
O geceden sonra açık bırakılan kapılar hiç kapanmadı
 
Her gidenin bir hikâyesi vardı, hepsinin bir yaşı, sevdalısı ve hayalleri… Bir amaç uğruna kimi ailesinden gizli kimi de annesine doya doya sarılıp günlük yaşamlarında hep yaptıkları gibi ticaretlerini yapıp geri döneceklerini umarak çıktılar bu yola. Annelerin “belki erken gelir” diyerek açık bıraktığı  kapılardan o gece oğulları, eşleri değil kara haber girdi. Bir gecede yaşanan kara haberin 7 yıldır köyün üzerinde bir sis gibi dolaştığı evlerin kapıları hala açık. Belki bir umut hayali girer diye açık bırakılan o kapılardan biri de geride 5 çocuğu ve eşi kalan Osman Kaplan’ın ailesine ait…
 
‘O gece yağan bombalar ailemi bir kat daha yoksul yaptı’
 
Osman’ın adına Roboski Adalet Platformu tarafından yazılan mektupta, “Sanırım kimse benim yeni bir elbise giydiğime şahit olmamıştır. Anlayacağınız çok yoksuldum hem de çok. O gece üzerimize yağan bombalar ailemi bir kat daha yoksul yaptı. Çocuklarım şimdi hem yoksul hem de yetim…” yazıyordu.  “Ona yeni bir elbise alamadığım için düğünlere gitmeye utanır” dediği eşi Pakize’nin tek başına büyüttüğü 5 çocuk, 7 yıldır babalarının hayaliyle yaşıyor. Her şeye rağmen hayatlarına devam eden okul okuyan çocuklardan üçü kız ikisi erkek.
 
‘Babamın mezarı 10 adım ötemizde’
 
Roboski Şehitliği Mezarlığı’na 20 adım mesafedeki evlerinde kalan aile, her şeye rağmen kendi emekleri ve çevredekilerin desteğiyle ayakta duruyor. Babası yaşamını yitirdiğinde henüz 8 yaşında olduğunu söyleyen en küçük çocuklardan olan Hülya, çok az vakit geçirdiği babasını şöyle anlatıyor: “Babam yaşamını yitirdiğinde ben çok küçüktüm. Babamı çok özlüyor ve çok seviyordum. Babam yaşamını yitirdiğinde ben ve annem diğer herkes gibi cenazelerin geldiği yere gittik. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Hala acısı çok taze. Onu özlüyorum onunla daha geçirecek çok zamanım vardı. Babamın mezarı 10 adım ötemizde sanki hiç ölmemiş gibi, hep bizimleymiş gibi hissediyorum. Biz babamdan sonra buradaki insanların desteği ve yardımları ile ayakta kalabildik. Yanımıza gelip bizi soruyorlar.”
 
‘Biz büyüdük anladık ama devlet hala ne yapacağını anlamamış’
 
Babası ve katledilen diğer 33 kişi için adalet isteyen Hülya, “Onla çok az vakit geçirdim. Şimdi annem var ama onların bir arada oldukları zamanı çok özlüyorum. Babam ve diğer öldürülen herkes için adalet istiyorum. Onları öldürenler cezalarını çeksin artık. Biz büyüdük o gün anlamadığımızı şimdi anlıyoruz ama devlet hala ne yapacağını anlamamış” diye kaydediyor.
 
‘Acısını bütün ömrüme sığdırdım’
 
Osman’ın eşi Pakize Kaplan ise şunları ifade ediyor: “7 yıldır davamızın peşindeyiz. Dosya Avrupa’ya gitti orada da reddedildi. Biz suçluların cezalarını çekmelerini istiyoruz, adalet istiyoruz. Roboski şehitlerini kimse unutmasın. Çocuklar babalarını sürekli soruyor ve onu çok özlüyorlar. Tek başıma ben de onlarla birlikte büyüdüm. Ondan sonra çok mağdur olduk. O, yaşamını yitirdikten sonra acısını bile yaşayamadan ‘çocuklarım ne olacak’ diye düşünmeye başladım. Acısını değil bir gün, iki gün 7 yılı bütün ömrüme sığdırdım. Şimdi hepsi okuyor babalarına ne olduğunu biliyorlar. Hepimiz adalet istiyoruz. Hepimiz suçluların cezalandırılmasını istiyoruz.”
 
‘Beni öldüren bombalar adalet'i de öldürmediyse…’
 
Osman’ın ardından 5 çocuğu, eşi ve şu dizeler kaldı: “Belki kızacaksınız ama bir çift sözüm var; Eğer beni öldüren bombalar adalet'i de öldürmediyse, Adalet talep ediyorum... Herkesin hakkı değil mi adalet? Yoksa o kocaman, pahalı bombalarını beni öldürmekte harcadığı için devletten özür dilemeli, hedefi şaşırmayıp beni öldürdüğü için Genelkurmay'a teşekkür mü etmeliyim?”