Leyla Güven bir mum yaktı: Bu çığlık ülkenin geleceğinin çığlığıdır

  • 09:02 10 Ocak 2019
  • Güncel
 
ŞIRNAK - Leyla Güven’in var olan kaosu kaldırmak için bir mum yaktığını ve yolu aydınlattığını belirten HDP’li Muazzez Orhan, “Bu ses hepimizin sesi bu çığlık hepimizin çığlığı kadınların, gençlerin ve çocukların çığlığı bu ülkenin geleceğinin çığlığıdır” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması talebiyle 8 Kasım 2018'de tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde açlık grevine başlayan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in eylemi 64’üncü gününe girerken, ağır sağlık sorunları da baş göstermeye başladı. Son günlerde avukat görüşüne dahi çıkamayan Leyla, sağlık durumu nedeniyle annesi Cevriye Güven’in taziyesine de katılamamıştı. Yaşanan sürece ilişkin devletlerin ve AKP iktidarının aldığı tavra ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Van Milletvekilli Muazzez Orhan, inkar ve görmezden gelme politikalarının bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı.
 
‘Kürt halkının kaderine uygulanan bir tecrit var’
 
Leyla’nın PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış mutlak tecride karşı başlatmış olduğu açlık grevin kritik eşiği aştığına dikkat çeken Muazzez, buna rağmen iktidarın her anlamda tepkisiz ve sessiz bir tavır takındığını kaydetti. Muazzez, “Bütün çağrılara rağmen maalesef ki iktidarın açlık grevine karşı tepkisizliği ve sessizliği devam ediyor. Açıkçası Leyla Güven’in eylemi kendi şahsıyla koşulları ile ilgili değil sadece. Ülkenin içinde olduğu kaosu ilgilendiren hem siyasi hem de iktisadi kaosun nedeni olan temel sorun Kürt sorunundaki çözümsüzlüğün ısrarın gerekçesi yapılan tecrit üzerine yapılan bir eylem. Bu sadece Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik bir tecrit değil Kürt halkının kaderi, dili, kimliği ve iradesine yönelik uygulanan bir tecrittir. Aynı zamanda Türkiye halkları üzerinde uygulanan bir tecrittir. Bu tecritten Türkiye halklarının bütün kesimi etkilenmektedir. Ülke bu nedenle hem içte hem de dışta içinden çıkılmaz bir kriz yaşamaktadır” dedi.
 
‘Devlet bu eylemi görmezden geliyor’
 
Leyla’nın bir yıldır hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunduğunun altını çizen Muazzez, Leyla’nın tutuklanmasına gerekçe gösterilen açıklamaların Türkiye’nin Ortadoğu’daki savaş girdabına girmemesine yönelik olduğunu söyledi. Muazzez, “Yasama faaliyetlerinin yürütülmesi engellendi. Şuanda tüm dünyada Kürtlerin, kadınların, gençlerin ve zindanların bu direnişi sahiplenen destek eylemleri devam etmektedir. Bizler Leyla Güven’in eylemine ses vermek amacıyla 3 kez açlık grevine girdik. Ancak devlet yine inkar ve görmezden gelen bir yaklaşımda bulundu” diye konuştu.
 
‘Bu çığlık ülkenin geleceğinin çığlığıdır’
 
Leyla Güven’in sürdürmüş olduğu eylemi kadınlar ve Kürt halkı olarak sahiplenip selamladıklarını vurgulayan Muazzez, şöyle dedi: “Buradan bütün Türkiye ve Kürdistan halklarına sesleniyoruz; bu ses hepimizin sesi bu çığlık hepimizin çığlığı kadınların, gençlerin ve çocukların çığlığı. Bu ülkenin geleceğinin çığlığıdır. Leyla Güven zindanda bu kaosu kaldırmak için bir mum yaktı. Yolu aydınlattı ve mutlak tecride dikkat çekmek istiyor. Kürt halkı bu talebi sahipleniyor. Bu yüzden de Leyla Güven’in talebi bizlerin kadınların ve Kürt halkının talebidir. Demokrasiyi savunan insan haklarından yana olan bütün kesimlerin talebidir. Bu talebe bir an önce ses verilmesi gerekiyor. Bu talep bu ülkeyi ileriye taşıyacak bir taleptir. Demokratik Cumhuriyet’in adımlarının atılacağı bir taleptir. Demokratik ulusun inşasının talebidir. Bu talebe sessiz kalırsak hepimiz kaybederiz ve ülke bir savaş girdabına girer. Buradan AKP’ye savaştan vazgeçmesini ve demokratik çözümler bulması gerektiğini söylüyoruz.”