'Çöp, tüketim kültürünün dayattığı bir kavram'

  • 09:02 9 Şubat 2019
  • Okumadan Geçme!
İZMİR - Çöpten beslenen İsrailli gezgin Ofri Dag, çöpün tüketim kültürünün empoze ettiği bir kavram olduğunu ifade ederek, “Bu da tüketim kültürünü besleyen bir şey ve üretime, emeğe yabancılaşmaya neden oluyor” dedi. 
 
Modern çağın keşişleri olarak nitelendirilebilecek sınır tanımayan gezginlerden İsrailli Ofri Dag ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Dandelion Lakewood, gezdikleri ülkelerde freeganizmi (bedavacılık) anlatmaya çalışıyor. Her türlü gıdanın ve eşyanın geri dönüştürülebileceğini belirten Ofri Dag, tüketim kültürü ve kapitalizme aykırı bir yaşam şeklini savunuyor.
 
Geçen yıl Mayıs ayında Polonya'da gezisine başlayan Ofri, yoluna Zagrep'te tanıştığı Dandelion Lakewood ile birlikte devam etti. 20 ülke gezen Ofri, Dandelion ile kapitalizmin dayattığı bilinçsiz tüketime ve kaynakların ziyan edilmesine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Sokak müziğiyle kazandıkları para ile yol masraflarını karşılayan Ofri ve Dandelion, sosyal medya hesaplarından çöpten yemek buldukları videoları da paylaşıyor.
 
'Çöp kavramı ürüne yabancılaşmadır'
 
Özellikle yiyeceklerin çöpe atılarak ziyan edildiğini ve bu ziyan kültürünün tüketimin bel kemiği olduğunu söyleyen Ofri, "Ben 3 yıl vegan yaşadım. Ama sonunda bunun da yeterli olmadığına karar verdim. Yiyeceklerin kullanılabilir yerlerinin alınıp yenebileceğini anladım. Kıyafet ya da başka her şeyin. Aylardır böyle yaşıyorum ve hiç hastalanmadım. Çöp bizim yiyeceğe yabancılaşmamıza neden oluyor. Çöpten yemek bulmak çoğu kültür için aşağılayıcı ve üzücü bir durum gibi yansıtılıyor. Bu da tüketim kültürünü besleyen bir şey ve üretime, emeğe yabancılaşmaya neden oluyor" dedi.
 
'Yok etmek için üreten bir sistem günde 140 canlı türünü yok ediyor'
 
Yiyeceklerin ve her türden kaynağın dikkatli tüketilmesi, çöplerin geri dönüştürülebilecek şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini ifade eden Ofri, İzmir'de ziyana rağmen temiz yiyecek bulmanın çok zor olduğunu belirtti. Dünya kaynaklarının tükendiğini kaydeden Ofri, "Her gün bizim tüketim kültürümüz ve kirliliğimiz yüzünden 140 çeşit bitki ve hayvan çeşidi yok oluyor. Üretilen ürünler çok uzaklara taşınıyor. Çoğu plastik içeriyor. Tüketim kültürü bize yok etmek için çok üretmemizi söylüyor" diye konuştu. 
 
'Herkesin kendi ürününü yetiştirebildiği bir dünya istiyoruz'
 
Çöpten beslenmek istemeyenlerin hiç olmazsa yerli üreticiden alışveriş yapmalarını isteyen Ofri,  marketlerde genetiği değiştirilmiş yiyeceklerin, geri dönüştürülerek tekrar paketlenen yiyeceklerin çöpten daha tehlikeli olduğunu ifade etti. Kullanılmış ürünleri çöp olarak görmeyen bakış açısının sisteme başkaldırı olduğunu dile getiren Ofri, herkesin kendi tarımını yapabildiği bir dünya için mücadele vermesi gerektiğini belirtti.  
 
‘Sınırlar bencillik demektir’
 
Ülkeler arasına konulan sınırları da eleştiren Orfi, "Avrupa'da gezebilirken İran'a giremiyorum ya da sınırımızdaki ülkelerde birçok arkadaşım olmasına rağmen gidemiyorum. 2 yıl Ürdün sınırında askerlik yaptım. Mülteciler iş olmadığı için sınırı geçmek istiyorlardı. Oysa dünya herkese yetecek kaynaklara sahip. Kocaman bir göl sadece bir ülkenin sınırları arasında olunca sadece o ülke kullanabilir. Oysa herkesin hakkı var. Sınırlar bencillik demektir ve sınırlar yüzünden insanlar ölüyor" ifadelerini kullandı. 
 
'Ayrımcılık yapan ülkelerde zorluklar yaşanıyor'
 
İstanbul'da interaktif müzik etkinliğinde polisle karşı karşıya geldiklerini anlatan Ofri, bir anısını da şöyle paylaştı: "İçinde Kürdistan'ın da yer aldığı kartların yer aldığı birçok ülke ve yer ismi dinleyiciler tarafından seçiliyor ve seçilen karttan bildikleri şarkıları okuyoruz. Kürdistan yazılı kart, bir grup erkek tarafından ezildi ve polis çağrıldı. Bize 'nerede Kürdistan' diye bağırdılar. Eğer güçlü devletlerden olmasaydık nezarette kalırdık ve eğer Kürt olsaydık neler yaşayabileceğimizi hayal bile edemiyorum."